COVID-19 VE HAVUZ PROBLEMİ: HAVUZLAR GÜVENLİ Mİ?

30 kasım 2020’de açıklanan yeni tedbirler kapsamında havuzların tekrar neden kapatıldığı merak konusu. Biraz daha geriye gidelim. İlk kapanma sürecinde alınan kapsamlı tedbirler, işletmeleri daha geniş ölçüde etkilemişti. Belli bölümler yerine tamamen kapanma ile üç ay süren bir süreç geçirdik. Peki şimdi spor salonları açıkken havuzlar neden kapatıldı? 

Soruyu düzeltelim: AVM’ler açıkken havuzlar neden kapatıldı?

TEHLİKE SUDA DEĞİL

Havuzlar hem içinde bulunduğumuz Covid-19 sürecinde hem de Covid-19’dan önce her zaman hassas bir konu olmuştur. Covid-19 virüsünden bağımsız olarak her zaman kullandığınız havuzun bakımlarının düzenli ve prosedürlere uygun bir şekilde yapıldığından emin olmalısınız. Halka açık ve takibi düzenli yapılmayan havuzlar her zaman risk barındırır. 

Kapalı ve kalabalık bir ortamda yanınızda bulunan kişilerden daha çok endişe etmelisiniz, sudan değil. 

Havuzların bakımında kullanılan klor ve diğer dezenfektan maddelerin virüsün etkisini yitirmesini sağladığı uzun süre önce Dünya Sağlık Örgütü ve dünyanın önde gelen yüzme kulüpleri, federasyonları tarafından açıklanmıştı. 

Tehlike suda değil, sosyal mesafe ve temasta. Sosyal hayatımızın her alanında dikkat etmemiz gereken kurallar havuz çevresinde ve spor salonlarının içinde de geçerli:

  • Ateş kontrolü
  • Maske kullanımı
  • Sosyal mesafe

Üç tarafı denizlerle kaplı, bize müthiş imkanlar sağlayan ülkemiz Türkiye’de 100 kişiden 94’ü yüzme bilmiyor. Yüzme bilme oranının bu denli düşük olduğu bir ülkede havuz kullanma oranı da paralel olarak çok düşük. Bu çok üzücü veri karşısında kalabalığın en az olduğu ve virüsün taşınma-bulaşma riskinin en düşük olduğu yer olan havuzların kapanmış olması ise sağlık tedbirleri kapsamında maalesef karşılık bulmuyor. Keşke tam tersi olsaydı. “Ülkemizde havuza giden, yüzen kişi sayısı çok yüksek ve kalabalığı önlemek istiyoruz” diyebilseydik. Bu sebeple kapanmış olmayı gönülden isterdik. Fiziksel aktiviteyi maksimuma taşıyan, mental olarak mükemmel bir rahatlama sağlayan ve sağlığımıza pozitif yönde hızla etki eden su sporlarının bu süreçte yapılmasına engel olan kararların yerinde olmadığını savunuyoruz.

2. karantina sürecinde psikolojik olarak sorunlarla başa çıkma eğiliminin düşmesi, aktivite oranının azalması daha büyük bir tehlike oluşturuyor. Birçok sağlık sorunu nedeniyle karada spor yapması sakıncalı olan büyük bir kesim var ve su bu kitle için en büyük fırsatı sunuyor.

Pennsylvania Üniversitesi tıp fakültesi bulaşıcı hastalıklar başkanı Dr. Ebb Lautenbach’ın açıklamalarına göre, deniz ve özellikle havuzların riskli olduğunu ve su yoluyla virüsün bulaştığını gösteren hiçbir veri yok. “Havuzların bakımında kullanılan klor ve bromin virüsü etkisiz hale getiriyor ve hatta virüsün bulaşma riskini azaltıyor.”

VİRÜS SUDAN DEĞİL MESAFEYİ KORUMADIĞIMIZ TAŞIYICIDAN BULAŞIYOR.

KULÜBÜMÜZDE ENFEKTE OLAN KİŞİ SAYISI: 0

15 Haziran 2020’de birinci karantina sürecinin sona ermesi ve açılışımızın gerçekleşmesiyle birlikte başlayan ve sıkı takip ettiğimiz yeni normal düzenimizde ekibimiz dahil olmak üzere kulübümüze gelen hiçbir üyemiz kulüpte enfekte olmamıştır. 

Aynı araştırma The New Jersey Swim Safety Alliance tarafından Amerika’da 44 havuz işletmesinde de gerçekleştirilmiştir. 

Rapora göre bu süre içinde; 

Kulüplere giren kişi sayısı: 212,641 

Enfekte olan kişi sayısı : 0

Aqua Jog Club olarak içinde yer aldığımız bu büyük başarının sağlanmasında neler etkili oldu?

  • Havuza giren kişi sayısının kısıtlanması (6 KİŞİ)
  • Eğitmenlerin havuz dışında ve maskeli ders yönetimi
  • Risk taşıyan kişilerin kulübe giriş yapmaması
  • Havuz bakımlarının günde 5 kontrole çıkarılması
  • Klor seviyesinin 0.5 mg artırılması ve Ph dengesinin 7.6’da sabit tutulması
  • Soyunma odalarının kullanım kapasitesinin düşürülmesi ve soyunma odasında geçirilen zamanın kısıtlanması
  • Standart uygulamada mevcut olan suya girmeden önce duş alma prosedürünün yakından takip edilmesi
  • Antrenmanlarda sosyal mesafenin artırılması 
  • Antrenman öncesi ve sonrası havuz alanında kalabalık bir ortam yaratılmaması, saatlerin buna göre organize edilmesi
  • Rezervasyonsuz derslere giriş yapılamaması
  • Havalandırma sisteminin %100 temiz hava sağlaması

“HAVUZLAR NEDEN KAPANDI?” SORUSUNA GERİ DÖNÜYORUZ

Bu sorunun bilimsel ve açıklanmış bir karşılığı olmamakla birlikte, havuzların bir işletme içinde en büyük gider kalemlerinden biri olduğu gerçeğini düşünürsek kararın bu doğrultuda çıktığını söyleyebiliriz. 

Birçok işletme gibi spor salonları da ayakta kalmak için büyük bir efor sarf ediyor. Ekonomik koşulları göz önünde bulundurduğumuz zaman işletmeleri tamamen kapatmak 2. dalgada daha büyük bir açığa ve bazı varlıkların yok olmasına sebep olacaktır. Bu noktada havuzlar sağlık tedbirlerinden çok ekonomik tedbirler kapsamında kapatılmıştır. Yüzey teması ve kalabalık ortam riskini göz önünde bulundurduğumuz zaman spor salonlarının tamamen kapanmamış olması, AVM’lerin hizmet vermeye devam etmesi buna karşılık havuzların kapanmış olması sağlık tedbirleri kapsamında karşılık bulmamaktadır.

Son bir senede yaşadıklarımız, öğrendiklerimiz, tecrübelerimiz ve araştırmalarımız bazı “neden?” sorularının cevaplarını kendi kendimize yanıtlayabilme yetisini ve bilgi birikimini bize kazandırdı.

Aqua Jog Club kurulduğu günden bu yana, spor ve sağlık sektörüne bambaşka bir perspektiften yaklaşarak ülkemizdeki havuz ve su sporları açığını gidermeye çalışmaktadır. 

Havuza artık başka bir gözle bakmanın zamanı çoktan geldi. Suyun sağlığımıza olan katkılarını anlatmaya, suyu ve havuzu sizlere sevdirmeye, sınırlarımızın olmadığını ve ihtiyacımız olan her şeyin suda var olduğunu deneyimletmeye, doğru bilgiyi aktarmaya devam edeceğiz. 

Gizem Çalışkan
Aqua Jog Club Kurucusu